nett için Almanca-Türkçe çeviriler:

iyi · güzel · hoşça, hoş · nazik · kibar · tatlı · sevimli · ince · düşünceli · temiz · uygun · zarif · diğer çevirileri

nett iyi

Netter Versuch, aber ich habe sie auch gesehen.

İyi denemeydi ama yazıyı ben de gördüm.

Vielleicht sind sie nett.

Belki de iyi korsanlardır.

Netter Abgang, aber ich bin noch da.

İyi çıkış, ama ben hala buradayım.

nett güzel

Dies ist ein netter Ort für nette Leute.

Burası güzel insanlar için güzel bir yer.

Nette Veranstaltung, oder Gouverneur?

Güzel törendi, değil mi Vali?

Nette, nette Menschen.

Hoş, güzel insanlar.

nett hoşça, hoş

Wie nett Sie wiederzusehen.

Sizi tekrar görmek ne hoş.

Ihre Schwester EIizabeth ist nett.

Ama kardeşi Elizabeth de hoş.

Sie müssen zugeben, es ist eine nette Idee.

Kabul etmelisiniz ki bu hoş bir fikir.

nett nazik

Ich bleibe hier, bis jemand Nettes vorbeikommt.

Nazik biri gelene kadar burada kalacağım.

Hallo, nette Menschen.

Merhaba, nazik insanlar.

Du bist ein guter, netter Mensch.

Sen iyi, nazik bir adamsın.

nett kibar

Bitte, sei nett.

Kibar ol lütfen.

Danke, netter Fremder.

Teşekkürler, kibar yabancı.

Komm schon Butch. Sei nett.

Hadi ama Butch, biraz kibar ol.

nett tatlı

Sie ist ein sehr nettes Mädchen.

O gerçekten tatlı bir kız.

Du bist ein netter Kerl, oder?

Sen tatlı bir adamsın, tamam mı?

Er ist aber eigentlich nett.

Aslında çok tatlı biri.

nett sevimli

Echt nette Krankenschwestern.

Hemşireler çok sevimli.

Ich will Gus sein, der nette Schornsteinfeger.

Ben, Gus olacağım, sevimli baca temizleyicisi.

Miss Catherine Morland, ein sehr nettes Mädchen, und sehr reich dazu.

Bayan Catherine Morland, çok sevimli bir kız, ve çok da zengin.

nett ince

Es ist irgendwie nett, weißt du?

Bu çok ince biliyor musun?

Das ist wirklich nett.

Bu gerçekten çok ince.

Hatte ein nettes Lächeln und war durchwegs nachdenklich.

Güzel bir gülümsemesi vardı Ve her zaman ince düşünceliydi

nett düşünceli

Diese Ohrringe waren eine wirklich nette Geste, Cleveland.

Bu küpeler gerçekten iyi bir düşünceydi, Cleveland.

Kevin war ein netter und fürsorglicher Mann.

Kevin iyi ve düşünceli bir adamdı.

nett temiz

Ein nettes Lokal. Sehr sauber.

Hos bir yer, gerçekten temiz.

Aber du bist ein schlampiger, dreckiger Hippie. Was sollte ein nettes, sauberes Mädchen wie ich mit dir machen?

Ama sen pis, iğrenç bir hippisin benim gibi güzel ve temiz bir kızın seninle ne işi olur ki?

nett uygun

Es gibt nettere Orte.

Daha uygun yerler var.

nett zarif

Meine Tochter ist nett und mitfühlend.

Benim kızım zarif ve merhametli biridir.