planten

Wenn Sie versuchen abzuhauen oder eine weitere brillante Schleichattacke planen, wir sehen Sie.

Eğer gitmeye ya da bir başka sürpriz saldırı yapmaya kalkışırsanız sizi görürüz.

Ich habe etwas Besonderes für heute Abend geplant.

Sadece Bu gece için özel bir şey planladım.

Ist noch etwas geplant für heute Abend?

Bu gece için plânın var başka?

Ich habe für uns ein episches Wochenende geplant.

Bizim için destansı bir hafta sonu planı yaptım.

Ich habe für dich eine Fluchtroute geplant.

Sizin için bir kaçış güzergâhı çizdim.

Habt Ihr eine Intervention für mich geplant?

Benim için bir müdahele toplantısı hazırlıyordunuz?

Ich habe eine schöne Zeremonie geplant.

Çok güzel bir tören hazırladım.

Wir planten für heute Abend ein Konzert.

Bu akşam için bir konser planlamıştık.

Ich habe alles genau geplant.

Ben her şeyi ayarladım.

Mach weiter, wie geplant.

Planlandığı gibi devam et.