putzt

,Schwesterlein, putze dich heraus,

Giyin kardeşim, elbiselerini giyin;

Zähne alle geputzt?

Dişler yıkandı mı?

Soll ich Hortensia anrufen, damit sie putzt?

Hortensia'yı aramamı ister misin? Evi temizletmemi?

Und Peters putzt Büros für Scheißarschlöcher wie dich.

Peters da senin gibi dallamaların ofislerini temizliyor.

Was für ein braver Hippogreif Seidenschnabel ist. Hat immer sein Gefieder geputzt.

Buckbeak'in ne kadar iyi bir hippogriff olduğunu, tüylerini nasıl hep temiz tuttuğunu anlattım.

Aber ich putzte weiter, bis sie die Botschaft niederbrannten.

Ama konsolosluk yanana kadar orada temizliğe devam ettim.

Donnerstag abend hat Teresa Merrigans Büro geputzt.

Perşembe gecesi, Teresa Merrigan'ın ofisini temizliyordu.

Du kochst, ich putze.

Sen pişir, ben temizlerim.

Jedenfalls, ich bin Mitinhaber und putze die Toiletten.

Her neyse. Ben yarı hisse sahibiyim ve tuvaletleri temizliyorum.

Du hast es geputzt oder?

Bunu temizledin, değil mi?