schmerzt

Webbers Schulter schmerzt.

Webber'ın omzu ağrıyor.

Wie sehr sie geschmerzt haben?

Ne kadar acı verdiklerini?

Jeder Muskel schmerzt.

Her kasım ağrıyor.

Warum schmerzt es dann?

Neden ağrıyor o zaman?

Mein Rücken schmerzt, meine Knöchel sind geschwollen und deine Hände riechen wie Käse.

Sırtım ağrıyor, ayak bileklerim şişmiş, ve ellerin peynir gibi kokuyor.

Aber warum schmerzt es dann so?

O zaman neden canım bu kadar yanıyor?

Warum schmerzt es so sehr?

Neden bu kadar canım yanıyor?

Es schmerzt und das für eine lange, lange Zeit.

Bu acıtıyor ve çok uzun zaman sürecek.

Warum schmerzt es noch immer?

Neden hâlâ acı veriyor?

Das muss geschmerzt haben.

Bu canını yakmış olmalı.