signifikante

Dieselbe Tatwaffe, aber es gibt einige, signifikante Unterschiede.

Cinayet silahı aynı, ama birkaç tane farklılık var.

Beta-Endorphin scheint sich auf die Makrophagen-Aktivität nicht signifikant auszuwirken.

Görünüşe bakılırsa beta endorfini nötrofil etkinliğini çok fazla etkilemiyor.

Signifikanter Bluterguss am linken Arm.

Sol kolunda da belirgin bir çürük