sprechen için Almanca-Türkçe çeviriler:

konuşmak · konuş · görüşmek · bahsetmek · konuşma · söylemek · söz · hitap etmek · diğer çevirileri

sprechen konuşmak

Ich wollte dich sowieso alleine sprechen.

Ben zaten seninle yalnız konuşmak istiyordum.

Können wir später sprechen, Bobby?

Daha sonra konuşabilir miyiz Bobby?

Meine Stiefmutter möchte später gern mit Ihnen sprechen, Lady Westholme.

Üvey annem daha sonra sizinle konuşmak istermiş, Leydi Westholme.

sprechen konuş

Gesprochen, wie ein echter Wissenschaftler.

Gerçek bir bilim adamı gibi konuştun.

Hat Ethan? Ich meine, dein Ethan. Habt ihr miteinander gesprochen, oder hat er etwas gesagt?

Ethan, yani senin Ethan'la siz bir şeyler konuştunuz mu ya da sana bir şeyler söyledi mi?

Mr. Barrett, haben Sie mit Ihren Kindern darüber gesprochen?

Bay Barrett, çocuklarınızla bu konu hakkında konuştunuz mu?

sprechen görüşmek

Ein Flugzeug möchte dich sprechen!

Seni görmek isteyen bir uçak var!

Vater will dich sprechen.

Babam seni görmek istiyor.

Ich möchte meine Amtskollegen privat sprechen.

Başkan dostumla özel olarak görüşmek isterim.

sprechen bahsetmek

Wir haben gerade darüber gesprochen.

Biz de bundan bahsediyorduk, az önce.

Entschuldigung, aber Ich spreche von einem Kollegen. Einem Journalisten.

Kusura bakmayın ama ben de bir meslektaşınızdan bahsediyorum.

John, wovon sprichst du?

John, sen neden bahsediyorsun?

sprechen konuşma

Manny denunziert mich, seit er sprechen kann.

Manny konuşmaya başladığından beri beni ihbar ediyor.

Sprechen Sie weiter mit ihr!

Onunla konuşmaya devam et.

Ich möchte über Darby Reese und lhren Sohn sprechen.

Darby Reese ve oğlunuz hakkında konuşmaya geldim.

sprechen söylemek

Sie spricht, doch sagt sie nichts.

Konuşuyor, ama bir şey söylemiyor.

Mr Garak sagte, Sie wollten mich sprechen.

Bay Garak beni görmek istediğini söyledi.

Sag ihm, Frank White möchte mit ihm übers Geschäft sprechen.

Söyle ona Frank White onunla konuşmak istiyor.

sprechen söz

Sie sprechen von drei Millionen Skrreeanern.

Üç milyon Skrreean'dan söz ediyorsunuz.

Arnold "Kübler-Ross" hat gesprochen.

Arnold Kugler Ross sözünü söyledi!

Wovon sprichst du dann?

Neden söz ediyorsun öyleyse?

sprechen hitap etmek

Das sprach seine royalistischen Gefühle an.

Bu, adamın kraliyete duyduğu sempatiye hitap etti.