störend

Stromausfälle, Erdbeben, rein gar nichts wird ihren zeitweiligen Dauerschlaf stören.

Elektrik kesintisi, deprem, hiçbir şey geçici uykunuzu etkilemeyecek.

Warum sollte mich eine Tüte Kartoffelchips stören?

Bir patates cipsi kutusu beni neden rahatsız etsin?

Eure Mutter wollte heute niemanden stören.

Anneniz bugün kimseyi rahatsız etmek istemedi.

Mich stört überhaupt nichts.

Hiçbir şey beni rahatsız etmez.

Hier wird uns niemand stören.

Bizi kimse rahatsız etmeyecek.

Niemand wird Sie heute Nacht stören.

Kimse sizi bu gece rahatsız etmeyecek.

Ich wollte niemanden stören.

Kimseyi rahatsız etmek istemedim.

Vielleicht ist deren Kommunikation gestört.

Belki de iletişim araçları bozulmuştur.

Außerirdische Scannerkonfiguration stört unsere Systeme.

Yabancı radarlar elektronik sistemlerimizi karıştırıyor.

Niemand wird uns stören.

Kimse bizi rahatsız etmez.