stabileren

Keine Karriere, keine stabile Beziehung, Schlaftabletten, Psychiater

Kariyer yok, ilişki yok, uyku hapları, deli doktorları

Kollision stabiler Strahlen.

Sabit demetler çarpışıyor.

Ein stabiles transuranisches Element in einer natürlichen Umgebung!

Doğal çevre içinde durağan bir transuranik element. Bu ilk.

Isokortikalfunktionen stabil, alle Lebenszeichen erreichen Normalwerte.

Beyin faaliyetleri dengeleniyor, yaşamsal bulgular normale yaklaşıyor.

Ein arbeitender Mann braucht einen richtigen Tisch, einen stabilen Tisch.

Çalışan bir adamın gerçek bir masaya ihtiyacı var, dayanlıklı bir masa.

Ich hatte eine Milliarde Dollar und eine stabile Erektion.

Bir milyar dolarım ve hiç inmeyen bir aletim vardı.

Partikelfluss ist stabil, alle Energieniveaus wieder normal.

Parçacık akımı kararlı. Tüm güç seviyeleri normale döndü.

Bioelektrische Energie und Indikatoren zur Quantenverschiebung stabil.

Bioelektrik enerji ve quantum değişim göstergeleri sabit.

Kritisch, aber stabil.

Kritik ama stabil.

Dimensionen stabil. Verfallsrate erreicht Idealwerte.

Osmotik quantum yerçekimi dağılım durumu izleniyor.