tatsächliches

Aber eine andere Erklärung würde natürlich sein, sie hatten tatsächlich elektrisches Licht.

Ama tabii ki başka bir açıklaması da, aslında elektrik ışıklarına sahip olduklarıdır.

Ich möchte tatsächlich ehrlich sein.

Ben gerçekten dürüst olmak istiyorum.

Tatsächlich möchte ich vier Kinder haben.

Aslında ben, ben dört çocuk istiyorum.

Haben sie tatsächlich einen Geist gesehen?

Gerçekten bir hayalet gördünüz mü?

Wir müssen tatsächlich etwas unternehmen.

Gerçekten bir şeyler yapmalıyız.

Tatsächlich hätte ich genau dasselbe gemacht.

Aslında ben de kesinlikle aynı şeyi yapardım.

Wir haben tatsächlich gute Neuigkeiten.

Aslında bazı iyi haberlerimiz var.

Tatsächlich eine inspirierende Darstellung.

İlham verici bir performanstı gerçekten.

Tatsächlich habe ich vier.

Aslında dört tane buldum.

Tatsächlich hatte keiner eine Aktentasche.

Aslında hiç kimse bir çanta taşımıyordu.