temporäre

Wir brauchen eine permanente Lösung, aber ich habe eine temporäre.

Bize kalıcı bir çözüm lazım. Şimdilik geçici bir şey buldum.

Es wird dissoziative Fugue genannt. Ein temporärer Verlust der Identität.

Buna çözülmeli füj denir geçici bir kişisel kimlik kaybı.

Die einzige Anomalität ist eine temporäre Erhöhung in der Materie-Energiesignal-Ratio.

Soruşturmam sırasında bulduğum tek anormallik madde-enerji sinyal oranında geçici bir artış.

Die Enterprise und der Warbird sitzen in einem temporären Fragment fest.

Atılgan ve savaş kuşu bir zamansal parçalanmaya kapılmış görünüyorlar.

Dies ist die temporäre Roboter, oder?

Bu geçici bir robot, değil mi?

Dies ist vielleicht mehr als nur eine temporäre Trockenperiode für Charlie.

Bu Charlie için geçici bir işsizlik durumundan biraz daha fazlası.

Das ist nur ein temporärer Neuheiten-Aufschwung.

Bu yalnızca geçici bir yenilik atılımı.

Wir haben die Naomi Wasserflaschen, die Naomi temporären Tattoos, die Naomi permanenten Tattoos, für ein paar glückliche, ausgeloste Gewinner.

Naomi su şişelerimiz var, Naomi geçici dövmelerimiz var, bazı piyango talihlileri için Naomi kalıcı dövmelerimiz var.

SANTA MONICA AIRPORT TEMPORÄRE MILITÄRBASIS

SANTA MONICA HAVAALANI İLERİ HAREKAT ÜSSÜ

Das ist temporär, Skye.

Geçici bir durum Skye.