verhaftet

Wir haben mehr illegale Drogen beschlagnahmt, mehr Drogenstraftäter verhaftet.

Daha çok yasadışı ilaçlara el konmuş ve uyuşturucu tacirleri tutuklanmıştır.

Warum haben sie ihn dann verhaftet?

Niye onu tutukladılar o zaman?

Ich denke, Sie müssen mich zuerst verhaften.

Sanırım ilk önce beni tutuklaman gerekiyor.

Wollen Sie mich verhaften?

Beni tutuklamak istiyorsun?

Geh, oder ich verhafte dich.

Çek git yoksa seni tutuklarım.

Wer verhaftete ihn?

Onu kim tutukladı?

Sie wurden beide wegen Drogenhandel verhaftet.

İkisi de uyuşturucu satmaktan tutuklanmış.

Ich verhafte dich wegen Hochverrats.

Seni vatana hıyanetten tutukluyorum.

Dann verhaften Sie uns.

O zaman bizi tutukla.

Dreimal wegen Körperverletzung verhaftet.

Üç kere saldırı suçuyla tutuklanmış.