vermeide

Vielleicht können wir weitere Ansteckungen vermeiden.

Belki daha fazla bulaşmasını sınırlandırabiliriz.

Deswegen habe ich diesen Besuch vermieden.

Bu yüzden seni ziyaret etmekten kaçınıyordum.

Ich wollte langes Gerede vermeiden.

Uzun konuşmalardan kaçınmak istedim.

Werde alle unkorrekten Untertöne in Zukunft vermeiden. Tiefbedauernd.

Gelecekte siyaseten doğru olmayan tüm imalardan kaçınacağım.

Andererseits wird ein Handscanner jedes Problem bezüglich Kontrast oder Unschärfe vermeiden.

Diğer yandan, taşınabilir bir tarayıcı, Bulanıklık ya da kontrast sorununu önleyecektir.

Wir wollen eine Vermehrung des Endothels vermeiden.

Biz şu anda endotelyal büyümeyi önlemeye çalışıyoruz.

Geht einfach weiter und vermeidet jeden Blickkontakt.

Yürümeye devam edin ve göz temasından kaçının.

Ich will vermeiden, dass es eine deutsch-französische Abrechnung wird.

Bu olayın bir Almanya Fransa hesaplaşmasına.. dönüşmesini istemiyorum.

Du bist nett und hilfsbereit und du vermeidest Konflikte.

İyi ve destek vericisin ve itilaftan kaçıyorsun.

Es ist ein osmotischer Verband, das erlaubt einem, mehrfache Verbandwechsel zu vermeiden.

Sargıları birden çok kez değiştirmeye gerek bırakmayan ozmotik bir pansumandır.