virtuelle

Ich füge virtuelle Partikelflugbahnen hinzu.

Sanal parçacık yörüngelerini ekliyorum.

Virtuelle Realitäten Brille.

Sanal gerçeklik gözlükleri.

Ich denke, wir müssen in einer Art. .fortgeschrittenen Simulation sein, so wie virtuelle Realität.

Sanırım biz bir çeşit. .çok ileri bir simülasyondayız, sanki sanal gerçeklik gibi.

Physiker nennen sie virtuelle Teilchen.

Fizikçiler onlara sanal parçacıklar diyorlar.

Es ist wie eine virtuelle Beweismauer.

Bu, sanal bir delil duvarı gibi.

Foster denkt virtuelle Realität kann das ändern.

Foster sanal gerçekliğin bunu değiştirebileceğini düşünüyor.

Der äußere Kreis repräsentiert die reale Welt, der innere die virtuelle Realität.

Dış daire gerçek dünyayı temsil ediyor içteki ise sanal gerçekliği.

Viel besser! Das ist die virtuelle Welt!

Daha iyisi, bu sanal bir dünya!

Du weißt schon, das virtuelle Geschnacksel.

Bilirsin işte, çavuşa sanal tokat.