waschechte

Sie sind waschechter Bretone.

Sen öylesine bir Kelt değilsin.

Er ist ein waschechter Held!

Bu çocuk gerçek bir kahraman!

Aber Shaw, ein waschechter, Special Agent der CIA denkt, ich bin bereit.

Ama Shaw, hakiki bir CIA özel ajanı hazır olduğumu düşünüyor.

Nun, meine Herren, das ist definitiv eine absolut waschechte Schatzkarte.

Evet beyler Bu kesinlikle hilesiz, gerçek bir define haritası.

Guido, bist Du ein waschechter Italiener?

Guido, sen gerçekten İtalyan mısın?

Er ist waschecht.

Oldukça soylu biri.

Ms. Peletier, Sie sind eine waschechte Heldin.

Bayan Peletier, siz tam anlamıyla bir kahramansınız.

Eine waschechte Hure bediente auf diesem Schiff Kunden.

Gerçek bir fahişe müşterilerini bu gemide eğlendiriyordu.