wie için Almanca-Türkçe çeviriler:

gibi · ne · nasıl · kadar · sizce · ne kadar · olarak · tıpkı · böyle · efendim · üzere · pardon · diğer çevirileri

wie gibi

Sie ist mehr wie ein dehnbares Außenskelett, wie bei einem Insekt oder etwas Krebsähnlichem.

Bu daha ziyade esnek bir dış iskelet gibi. Böceklerdeki ya da kabuklu hayvanlardaki gibi.

Verzeihung, aber Sie klingen wie ein Prediger.

Afedersin ama sanki bir vaiz gibi konuşuyorsun.

Sie klingen wie ein Feigling!

Bir korkak gibi davranıyorsun.

wie ne

Eine Transporterspurenanalyse könnte auch zeigen, wie viel Zeit wirklich vergangen ist.

Bir ışınlayıcı iz analizi de, gerçekte ne kadar zaman geçtiğini gösterebilir.

Wie viel brauchen Sie?

Ne kadar para lazım?

Wie wär's, wenn wir Pillen-Brownies backen?

Ne biz sadece yaptıysanız, gibi, hap kek?

wie nasıl

Ich muss sie überraschen, aber wie kann ich eine Super-Spionin überraschen?

Onu şaşırtacak bir şey. Ama bir süper ajanı nasıl şaşırtabilirsin ki?

Wie könnte ich glücklich sein?

Nasıl mutlu olabilirim ki?

Wie läuft Ihr Fluchtplan?

Kaçış planın nasıl gidiyor?

wie kadar

Eine Transporterspurenanalyse könnte auch zeigen, wie viel Zeit wirklich vergangen ist.

Bir ışınlayıcı iz analizi de, gerçekte ne kadar zaman geçtiğini gösterebilir.

Wie schnell können Sie hier sein?

Ne kadar çabuk burada olursun?

Wie viel höher?

Ne kadar yüksek?

wie sizce

Aber wir brauchen jemanden wie dich.

Ama senin gibi birine ihtiyacımız var.

Wie kann ich Sie überzeugen?

Seni nasıl ikna edebilirim?

Wie lief dein kleines Spiontreffen?

Senin küçük casus buluşman nasıldı?

wie ne kadar

Eine Transporterspurenanalyse könnte auch zeigen, wie viel Zeit wirklich vergangen ist.

Bir ışınlayıcı iz analizi de, gerçekte ne kadar zaman geçtiğini gösterebilir.

Sie wissen, wie nervös Sie sind

Ne kadar gergin olduğunu

Wie tragisch für uns beide.

İkimiz içinde ne kadar trajik.

wie olarak

Hereditäres Angioödem oder systemische Mastozytose könnten wie Anaphylaxie aussehen.

Herediter anjiyo ödem ya da sistemik mastositozis anafilaksiyi taklit etmiş olabilir.

Wie geht's übrigens deinem Vater?

Baban nasıl oldu bu arada?

Sie sagt, ich sei böse, genau wie Johnny.

O benim kötü olduğumu söylüyor. Johhny gibi.

wie tıpkı

Wir haben ihn wirklich eingefroren, wie ein menschliches Überbleibsel.

Onu gerçekten dondurduk tıpkı bir insan artığıymışçasına.

Genau wie Seijis Geigen.

Tıpkı Seiji'nin kemanı gibi

Meine Tochter ist st BAR rrisch wie ich.

Kızım da tıpkı benim gibi inatçıdır. Hı, küstah!

wie böyle

Eine Vorführung wie diese, macht Olegs Nuancen wirklich netter.

Böyle bir gösteri gerçekten Oleg'in nüanslarının değerini arttırıyor.

Wie viele noch, Walter?

Böyle kaç tane var Walter?

Jemand wie Sie könnte so etwas nie verstehen.

Senin gibi biri, böyle bir şeyi asla anlayamaz.

wie efendim

Wie viele Flugstunden hatten Sie denn in Spits, Simon?

Spitsfire'la kaç saat uçtun, Simon? Spitsfire'da mı, efendim?

Das runtergelaufene Silikon und das Trichloräthylen, Sir, und wie Sie es entsorgten.

Dışarı akan silikon ve trikoetilen, efendim. bunun nasıl ve nereye döküldüğü.

Und wie Miss Madeline, Sir.

Ve Bayan Madeline'in, efendim.

wie üzere

Wie traurig

Ne kadar üzücü!

Es ist traurig, wirklich wie wenig du tatsächlich weißt.

Bu çok üzücü gerçekten. Bu kadar az şey biliyor olman.

Eine gute Story ist wie ein Minirock an einem scharfen Mädchen.

İyi bir hikaye, seksi bir kız üzerindeki mini etek gibidir.

wie pardon

Entschuldige, ich weiß nicht, wie viel.

Pardon, ne kadar olduğunu bilmiyorum.

Sorry, wie war dein Name?

Pardon senin adın neydi?

Sorry, du klingst wie Amanda.

Pardon, sesin Amanda gibi geliyordu.