wirklich için Almanca-Türkçe çeviriler:

gerçek, gerçekten · gerçekten mi · aslında · cidden · pek · öyle mi · sahi · doğru, doğrusu · harbiden · hakikaten · yararlı · zaten · harbiden mi · hakiki · diğer çevirileri

wirklich gerçek, gerçekten

Wie ein Vögelchen essen" ist ein ziemlich unzutreffender Ausdruck, denn Vögel fressen wirklich eine Menge.

Bir kuş gibi yemek deyimini gerçekten biraz yanlış buluyorum çünkü kuşlar gerçekten çok fazla yerler.

Ich möchte wirklich eine.

Gerçekten bir tane istiyorum.

Klingt wirklich interessant.

Gerçekten ilginç görünüyor.

wirklich gerçekten mi

Sie ist wirklich etwas Besonderes für dich, oder?

Senin için gerçekten önemli biri, değil mi?

Sind Riemen wirklich notwendig?

Bu kemerler gerçekten gerekli mi?

Bis sie herausfand, wer er wirklich ist, oder?

Gerçekte kim olduğunu anlayana kadar, değil mi?

wirklich aslında

Wirklich, hier ist eine Kleinigkeit für Sie.

Aslında, burada senin için bir şey var.

Er wäre wirklich eine große Erleichterung.

Aslında, bu büyük bir ferahlık olabilir.

Jetzt ist es wirklich eine.

Aslında, şu anda gerçekten öyle.

wirklich cidden

Ich brauche wirklich kein neues Kleid.

Hayır. Cidden yeni bir elbiseye ihtiyacım yok.

Ihr beiden braucht wirklich hilfe!

İkinizin de cidden yardıma ihtiyacı var!

Wirklich, Lois, Ihre Unterstellungen sind

Cidden, Lois, senin imalarına ayıracak vaktim

wirklich pek

Sie ist wirklich schön.

Peki, bu gerçekten güzel.

Aber das ist nicht wirklich eine Wahl, oder?

Ama bu pek de bir seçim olmuyor, değil mi?

Also hast du wirklich Freunde?

Peki hiç arkadaşın var mı?

wirklich öyle mi

Ein Glas Milch, wirklich?

Bir bardak süt, öyle mi?

Du hast wirklich keine Ahnung, oder?

Gerçekten de bilmiyorsun, öyle değil mi?

Das ist nicht wirklich ein Wissenschaftsprojekt, nicht wahr?

Bu tam olarak bir bilim projesi değil öyle değil mi?

wirklich sahi

Kommt sie wirklich nächste Woche wieder?

Sahiden önümüzdeki hafta gelecek mi?

Sind Sie wirklich ein Mörder, Tom?

Sahiden bir katil misin, Tom?

Bist du wirklich betrunken?

Sahiden sarhoş musun sen?

wirklich doğru, doğrusu

Ist der kriosische Botschafter wirklich an Bord?

Doğru mu duydum? Kriyoslu Büyükelçi gemide mi gerçekten?

Ist die Geschichte wirklich wahr, Mike?

Mike, bu hikaye doğru mu? Evet.

Bertrand, ist das wirklich wahr?

Bertrand, bu gerçekten doğru mu?

wirklich harbiden

Er ist wirklich draussen. Ich bin ein toter Mann.

Harbiden dışarda. ve ben ölü bir adamım.

Du schläfst heute Nacht also wirklich hier?

Harbiden bu gece burada kalıyorsun yani.

Jemand sollte wirklich das Rolltor schließen.

Biri şu geçiş kapısını kapatmalı harbiden.

wirklich hakikaten

Diese Uhr ist wirklich ein Rätsel.

Bu saat hakikaten çok gizemli.

Nett, wirklich nett.

İyi, hakikaten iyi.

Ok, das ist jetzt wirklich unheimlich.

Tamam. Bu hakikaten, gerçekten korkunç.

wirklich yararlı

Dieses Rennen muss er wirklich gewinnen.

Gerçekten kazanması gereken bir yarış bu.

Edith, fährst du Morgen wirklich nach London?

Edith, yarın gerçekten Londra'ya gidecek misin?

Wirklich leid, Sie zu belästigen, aber der Prüfer kommen morgen.

Rahatsız ettiğim için çok üzgünüm ama vergi denetçileri yarın geliyor.

wirklich zaten

Ich bin aber wirklich Dr. Baird.

Ben Dr. Baird'ım, zaten. Gerçekten oyum.

Orange ist meine Lieblingsfarbe. Wirklich?

Turuncu da en sevdiğim renktir zaten.

Das ist nichts wirklich Neues.

Bu yeni bir şey değildi zaten.

wirklich harbiden mi

Du, äh wirklich?

Sen Harbiden mi?

Also wirklich, Graham!

Harbiden mi, Graham?

wirklich hakiki

Und das ist wirklich Hugh Hefners Pyjama.

Hem bu da hakiki Hugh Hefner'ın pijaması.