zeichnet

Zeichne eine Uhr für mich.

Benim için bir saat çiz.

Sie zeichneten einige. Interessanterweise haben sie ähnliche Dinge gemalt.

Birkaç çizim yaptılar, ama ilginç olan çok benzer şeyler çizdiler.

Ich kann weder etwas zeichnen, meißeln oder schnitzen.

Ne bir şey çizebilirim ne de oymacılık yapabilirim.

Komm ich muss Dich zeichnen.

Gel, senin resmini yapmam lazım.

Können sie diese beschreiben oder zeichnen?

Tarif edebilir veya çizebilir misiniz?

Sie zeichnet auch ihre eigenen B-L-Comics.

Ayrıca kendi BL mangasını yazıyor.

Zeichnen Sie da ein Kind?

O çizdiğin bir çocuk mu?

Ich bin emotional gezeichnet durch jahrelang unerwähnte Beleidigungen.

Ben duygusal yönden yıllardır söylenmemiş sözler nedeniyle çökmüş durumdayım.

Gezeichnet, alle außer Tom.

İmza, Tom hariç herkes.

Ich zeichne Phantombilder in meinem Kopf!

Şu anda kafamda robot resimlerinizi çiziyorum!