zerrten

Diese Gangmitglieder zerrten ihn grundlos raus.

Bu çete onu sebep yokken dışarı sürükledi.

Hast du mich wegen Elfenbein oder einer Frau nach Afrika gezerrt?

Fildişi için mi, kadın için mi beni Afrika'ya sürükledin?

Na gut. Ich zerre dich hinein.

Pekala, ben de seni sürüklerim.

Er zerrte ihre Leichen ins Elternschlafzimmer, aber wieso?

Bütün cesetleri büyük yatak odasına taşımış, ama neden?