Biscuits

I brought you some mushroom soup and some hot biscuits.

Sana biraz mantar çorbası ve sıcak kurabiye getirdim.

There's a cup of tea and some biscuits out here.

Dışarıda bir bardak çay ve bir tabak bisküvi var.

You don't get excited about nothing except biscuits, maybe, and whores.

Sen de hiçbir şey hakkında Heyecanlanmazsın. Bisküviler ve belki kadınlar dışında.

Hey. Tea for me and tiger biscuit for Chulbul sir.

Benim için çay, Chulbul efendim için kaplan bisküvisi.

It's a biscuit. Give me one too.

Bu bir bisküvi Bana da bir tane ver.

Tuna sandwich and some crisps, and a chocolate biscuit and a coffee, no sugar.

Tuna sandviçi ile biraz cips ve bir çikolatalı bisküvi ile bir kahve, şekersiz.

Join me for tea and biscuits.

Çay ve kurabiye için bana katıl.

Cup of tea and a biscuit.

Bir fincan çay ve bisküvi.

Tea for me and tiger biscuit for Chulbul sir.

Benim için bir çay ve Chulbul efendim için bisküvi.

Some tea and biscuits.

Biraz çay ve bisküvi.