Mick

I'm telling you, Mick, it's like Rising Sun. It's like the Crichton novel.

Sana söylüyorum, Mick, bu Yükselen Güneş bu Crichton'ın romanı gibi.

Oh, come on, not everybody wants something from me, Mick.

Hadi ama, herkes benden bir şey istemiyor Mick.

You're a delicate flower, Mick St. John.

Sen narin bir çiçeksin Mick St. John

Hey, Mick. i needed your help about ten years ago, right?

Hey, sen. Hey, Mick. On yıl önce yardımına ihtiyacım vardı.

You are a genius, Mick.

Sen bir dahisin, Mick.

Mick, this guy knew everything.

Mick, bu adam her şeyi biliyordu.

Hey Mick, this place is amazing.

Hey Mick, burası inanılmaz bir yer.

Mick, I gotta tell you something.

Mick, sana bir şey söylemem lazım.

That's when I decided to kill you, Mick.

İşte o zaman seni öldürmeye karar verdim Mick.

What are you doing here, Mick?

Burada ne işin var, Mick?