Waterfalls

I began to feel beautiful and delicious, Like a great painting or a waterfall.

Kendimi, muhteşem bir tablo ya da bir şelale gibi güzel ve nefis hissetmeye başladım.

Jack, there's a cave behind the waterfall. and a huge opening behind the cave.

Jack, şelalenin arkasında bir mağara var ve mağaranın arkasında da büyük bir boşluk.

I once had a huge property swimming pool, tennis court, waterfall.

Bir zamanlar koca bir mülküm vardı yüzme havuzu, tenis kortu, şelale.

There was a bridge, and a magnificent waterfall, and

Bir köprü vardı, bir de olağanüstü bir şelale ve

Technically, it's not a normal waterfall.

Teknik olarak, bu normal bir şelale değil.

A magical Shrine, inside a cave, behind a waterfall

Mağaranın içinde, şelalenin arkasında büyülü bir tapınak.

That is my waterfall and those are my Christmas lights!

O benim şelalem ve onlar da benim Noel ışıklarım!

Is there a waterfall in here?

Burada bir şelale var mı?

What happened, sweetie, Don't want to see the waterfall

Ne oldu tatlım? Şelaleyi görmek istemiyor musun?

Like the waterfall toad, the pebble toad can't hop. But it has a different defence.

Şelâle kara kurbağası gibi, çakıl kara kurbağası da sıçrayamaz ama onun farklı bir savunması var.