Wells

Well, yes, no, yes It's not good for me. It's not good for you.

Şey evet Hayır Evet Benim için de iyi değil, senin için de iyi değil.

Yeah, I know there's a job for me back home, but, uh, things are going very well here.

Evet, biliyorum evde benim için bir var ama burada işler çok iyi gidiyor.

Okay, well, there is one more thing that I want to say about this.

O zaman, bu konu hakkında söylemek istediğim bir şey daha var.

Yeah, well, he's not here, and he doesn't know anything about that.

O burada değil ve bu konu hakkında hiçbir şey bilmiyor.

Well what is it?

Ne var ne yok?

Well, I'll tell you something I don't know anything about.

Sana bir şey söyleyeyim Ben hakkında hiçbir şey bilmiyorum.

Well, it's not too good, is it?

Bu hiç iyi değil, değil mi?

Well, you got to do something for me then.

O zaman, sen de benim için bir şeyler yapmalısın.

I don't know what it is, but, well, that's something, right?

Ne olduğunu bilmiyorum ama ucunda bir şey var değil mi?

There's so much for a man to do that there's no time for, well, other things.

Bir erkek için yapacak çok şey var. ama diğer şeyler için çok zamanım yok.