amazing için İngilizce-Türkçe çeviriler:

harika · inanılmaz · muhteşem · şaşırtıcı · müthiş · mükemmel · ilginç · hayret · olağanüstü · etkileyici · harikulade · büyüleyici · şahane · hayret verici · muazzam · dehşetli · diğer çevirileri

amazing harika

You're an amazing woman, and you're going to do and be so many things in this life.

Sen harika bir kadınsın. Ve bu hayatta bir sürü harika şey yapacak ve olacaksın.

You're an amazing person, too.

Sen de harika bir insansın.

Oh, my God, she's amazing.

Aman Tanrım, harika biri.

amazing inanılmaz

Ladies and gentlemen this is amazing.

Bayanlar ve baylar Bu inanılmaz.

This is an amazing song.

Bu inanılmaz bir şarkı.

Father, this teacher is an amazing person.

Baba, bu öğretmen inanılmaz bir kişiyi olduğunu.

amazing muhteşem

And I think that she's a brave, strong, amazing woman who loves you very much.

Ve bence o cesur, güçlü, muhteşem bir kadın ve seni çok seviyor.

This is an amazing offer.

Muhteşem bir teklif bu.

Nick is an amazing person.

Nick muhteşem bir insan.

amazing şaşırtıcı

A month ago, she wrote to me to come right away because a most amazing thing had happened.

Bir ay önce, bana hemen gel diye yazdı; çünkü çok şaşırtıcı bir şey olmuştu.

My, God, that is amazing.

Aman tanrım bu çok şaşırtıcı.

That's really, really amazing.

Bu gerçekten, gerçekten şaşırtıcıydı.

amazing müthiş

I promise you something amazing something you'll never forget.

Müthiş bir şey söz veriyorum, asla unutamayacağın bir şey.

I found something amazing.

Müthiş bir şey buldum.

I thought she was amazing.

Ben müthiş olduğunu düşünmüştüm.

amazing mükemmel

This amazing, perfect girl is gonna marry me, and we're gonna have a baby.

Bu inanılmaz mükemmel kız benimle evlenecek ve bir de bebeğimiz olacak.

I'm an amazing cop. And I'll never forgive myself.

Ben mükemmel bir polisim ama kendimi asla affetmeyeceğim.

This is amazing and perfect.

Bu inanılmaz, ve mükemmel.

amazing ilginç

I found something really amazing.

Gerçekten ilginç bir şey buldum.

God, what an amazing guy.

Tanrım, ne ilginç bir adam.

This is an amazing living room.

Burası ilginç bir oturma odası.

amazing hayret

Yes, that's all correct and rather amazing.

Evet, hepsi doğru ve oldukça hayret verici.

Prepare yourselves, ladies and gentlemen, to be terrified and amazed.

Hazır olun baylar ve bayanlar korkacak ve hayrete düşeceksiniz.

I'm just amazed you weren't hit by a car out there.

Sadece değildi hayret ediyorum Orada bir araba çarptı.

amazing olağanüstü

I told you it wasn't long, but there's an amazing connection between us.

Sana uzun olmadığını söylemiştim ama aramızda olağanüstü bir bağ var.

It's an amazing career for a man, but it's spectacular for a woman.

Bu bir adam için harika bir kariyer, ama bir kadın için olağanüstü bir kariyer.

But that's amazing.

Ama bu. olağanüstü!

amazing etkileyici

Whatever happens now we did something pretty amazing here.

Şimdi ne olursa olsun burada oldukça etkileyici bir şey yaptık.

And that's so amazing, but you bought it.

Bu çok etkileyici ama onu sen aldın.

What an amazing woman.

Ne etkileyici bir kadın.

amazing harikulade

Oh, well, that's totally amazing.

Oh, şey. Bu tamamen harikulade.

Michael, that's amazing.

Michael, bu harikulade.

Earth is an amazing place

Yeryüzü harikulade bir yer.

amazing büyüleyici

Look, I don't know her. Maybe she's an amazing girl.

Bak onu tanımıyorum, Belki de büyüleyici bir kız.

Isn't it just so amazing?

Ne kadar büyüleyici değil mi?

It's a really, really amazing costume.

Bu gerçekten büyüleyici bir kostüm.

amazing şahane

So, one is good, two is amazing, and three is

Yani, bir iyi, iki şahane. Ve üç de

It's an amazing place.

Burası şahane bir yer.

And you had a fantastic wife and two amazing kids.

Ve şahane bir eşin ile iki müthiş çocuğun vardı.

amazing hayret verici

Yes, that's all correct and rather amazing.

Evet, hepsi doğru ve oldukça hayret verici.

You're an amazing young man, Clark.

Hayret verici bir gençsin Clark.

Lizzie is an amazing woman, Zack.

Lizzie hayret verici bir kadın Zack.

amazing muazzam

This building is amazing!

Bu bina muazzam bir şey!

We have an amazing investment opportunity

Elimizde muazzam bir yatırım fırsatı var.

The other amazing thing is the challenge play.

Bir diğer muazzam şey ise meydan okuma oyunu.

amazing dehşetli

You're an amazing, awe-Inspiring boyfriend.

Sen harika,dehşet bir erkek arkadaşsın.