bath için İngilizce-Türkçe çeviriler:

banyo · banyo yapmak, banyo yaptırmak · sıcak · duş · banyo odası · hamam · banyo suyu · küvet · yıkanmak · tuvalet · havuz · diğer çevirileri

bath banyo

I was about to give somebody a good bath because he was a white horse once upon a time.

Ben vermek oldu Biri iyi bir banyo o beyaz bir at olduğu için bir zamanlar.

And a bath.

Ve bir banyo.

A meal, a hot bath, a few pounds in his pocket.

Bir yemek, sıcak bir banyo, ve cebine birkaç Pound.

bath banyo yapmak, banyo yaptırmak

I was just stopping by for a bottle of whiskey and a nice hot bath.

Ben sadece bir şişe viski almak ve sıcak bir banyo yapmak için uğramıştım.

When exactly, when did you last take a bath?

Tam olarak ne zaman, ne zaman banyo yaptın?

Shall I give you a hot bath?

Sana sıcak bir banyo yapayım mı?

bath sıcak

It's nothing that a real hot bath and a little bit of whiskey won't cure.

Hiçbir şey gerçek ve sıcak bir banyo ve biraz viskiden daha iyi gelemez.

For now, the first thing I shall do is have a hot bath.

Ama şimdi, benim ilk yapacağım şey sıcak bir banyo olacak.

Now a nice tequila and a hot bath

Güzel bir tekila ve sıcak bir banyo

bath duş

A man goes into a hotel and he says, "I'd like a room and a bath.

Bir adam bir otele girer ve der ki, "Bir oda ve bir duş istiyorum.

And take a hot bath or something.

Ve sıcak bir duş falan al.

She needs something to eat, a bed and a bath.

Bir şeyler yemesi, bir yatak ve bir duşa ihtiyacı var.

bath banyo odası

I want a double room and bath for myself and my beautiful wife.

İki kişilik bir oda ve benim ile muhteşem karım için bir banyo.

Room and a bath for a dollar and a half.

Bir oda ve banyosu, bir dolar ve yarısı.

Every room must have a bath.

Her odada bir banyo olmalı.

bath hamam

You know a good Turkish bath?

İyi bir Türk hamamı biliyor musun?

It's a Turkish bath house in the French Quarter?

Bu Fransız bölgesinde bir Türk hamamı mı?

It's like a Turkish bath.

Sanki bir Türk hamamı.

bath banyo suyu

Hot water ready for baby's bath, Room is clean

Bebeğin banyo yapması için sıcak su hazır. Oda temiz.

Her hobbies include figure skating, water ballet and taking long, luxurious bubble baths.

Hobilerinin arasında artistik patinaj, su balesi ve uzun, lüks köpüklü banyo var.

No hot water, no baths.

Sıcak su yok, banyo yok.

bath küvet

Have a warm bath waiting.

Sıcak bir küvet beni bekliyor.

You didn't say about the bath tub, did you?

Küvet hakkında bir şey söylemedin, değil mi?

Go and fill a bath, David.

Hadi git küveti doldur, David.

bath yıkanmak

I mean, bathing in the water cures everything?

Yani, bir suda yıkanmak her şeyi iyileştirir mi?

Who wants first bath?

İlk kim yıkanmak ister?

Bathing is a lonely business.

Yıkanmak yalnız bir iştir.

bath tuvalet

Three bedrooms, three and a half baths.

Üç yatak odası, üç banyo ve bir tuvalet

Bath and guest toilet.

Banyo ve misafir tuvaleti.

bath havuz

Something dislodged in the enzyme bath.

Enzim havuzunda bir şey yerinden çıkmış.