besides için İngilizce-Türkçe çeviriler:

ayrıca · dışında · üstelik · -den başka · yanında · bir de · hem de · yanı sıra · bundan başka · kaldı ki · dahası · bunun yanısıra · diğer çevirileri

besides ayrıca

Besides, we don't need a lawyer because I'm a lawyer.

Ayrıca avukata ihtiyacımız yok çünkü ben bir avukatım.

Besides, we're on the same team, you and me.

Ayrıca, biz aynı takımdayız, sen ve ben.

Besides, it's for a good cause.

Ayrıca güzel bir amaç için.

besides dışında

There are other people in this world besides you and they have problems, too.

Bu dünyada senin dışında da insanlar var ve onların da sorunları var.

I wanted to be a part of something besides basketball.

Ben basketbol dışında bir şeyin parçası olmak istedim.

You know, besides this guy.

Yani, bu adam dışında?

besides üstelik

Besides, it's not their fault.

Üstelik, bu onların suçu değil.

And besides, it's not like I'm his lawyer or anything.

Hem üstelik onun avukatı falan da değilim ya.

Besides, I found her someone new.

Üstelik ona yeni birini buldum.

besides -den başka

That's true, but is there anyone else besides me and you in this house?

Peki, bu doğru ama benden ve senden başka bu evde kimse var mı?

You got anything to drink besides coffee?

Kahve dışında içecek başka bir şey var mı?

But besides that, something kept you in this business.

Ama bunun dışında başka bir şey seni bu işin içinde tuttu.

besides yanında

And besides, why is it okay for you and not okay for me?

Ve diğer yandan, neden senin için tamam ama benim için değil?

But besides that, you look exactly the same, wow.

Ama bunu yanı sıra, aynı sen görünüyorsun, vay.

Besides, there was a dozen other uniforms that could've made the report, including you.

Vardı yanında bir düzine üniformalı o yapmış olabilir. rapor, sen de dahil.

besides bir de

Besides, this is not such a terrible idea.

Ayrıca, bu hiç de kötü bir fikir değil.

And besides, he's really funny.

Ayrıca, gerçekten de komik bir adam.

Besides, I already have a girlfriend.

Üstelik, bir sevgilim de var.

besides hem de

And besides it's really not that bad.

Hem ayrıca, bu hiç de fena değil.

Besides, I don't have anything he wants. You do.

Hem bende onun istediği hiçbir şey yok ama sen de var.

And besides, there's nothing to help with.

Hem zaten, yardım edecek bir şey de yok.

besides yanı sıra

But besides that, you look exactly the same, wow.

Ama bunu yanı sıra, aynı sen görünüyorsun, vay.

And besides, I was

Ve yanı sıra, ben

Yeah, besides me, right?

Benim yanı sıra, değil mi?

besides bundan başka

That's true, but is there anyone else besides me and you in this house?

Peki, bu doğru ama benden ve senden başka bu evde kimse var mı?

Well, that's besides the point, isn't it?

İyi, bu da başka bir nokta, değil mi?

Besides, this guy's gonna be mayor.

Ayrıca bu adam belediye başkanı olacak.

besides kaldı ki

Besides, I think he's the guy.

Kaldı ki, bence bu o adam.

And besides, who could stay mad at that face?

Ayrıca, kim şu yüze kızgın kalabilir ki?

Besides, this is evidence.

Kaldı ki bu bir delil.

besides dahası

Look, he gave us this, and more besides.

Bak, bunu bize verdi. Dahası da var.

Besides, what do I know?

Dahası ben ne biliyorum ki?

Besides I'm hungry.

Dahası açım ben.

besides bunun yanısıra

Besides, I am still the new guy.

Bunun yanısıra, ben hala yeni adamım.

Besides, doctors and nurses told us Marie-san was making an exceptional effort to care for Nanako-chan.

Bunun yanısıra, doktorlar ve hemşireler Marie-san'ın. .Nanako-chan için olağanüstü bir... .efor sarfettiğini söylediler.