better için İngilizce-Türkçe çeviriler:

iyi, iyileştirmek · daha · daha iyisi, daha iyi · daha çok · daha iyi yapmak · daha güzel · geçmek · daha iyi şekilde · iyileşmek · kötü de olsa · diğer çevirileri

better iyi, iyileştirmek

It's not a good job because I'm better than that, and you know I'm better than that.

Benim için iyi bir değil çünkü bundan daha iyiyim ve daha iyi olduğumu siz de biliyorsunuz.

Oh, it's not bad. But it could be better.

Kötü değil tabii ama daha iyi olabilir.

But you know what would make it better?

Ama nasıl daha iyi olur biliyor musun?

better daha

It's not a good job because I'm better than that, and you know I'm better than that.

Benim için iyi bir değil çünkü bundan daha iyiyim ve daha iyi olduğumu siz de biliyorsunuz.

Yeah, that's much better.

Evet, bu çok daha iyi.

You know that better than me.

Sen benden daha iyi biliyorsun.

better daha iyisi, daha iyi

It's not a good job because I'm better than that, and you know I'm better than that.

Benim için iyi bir değil çünkü bundan daha iyiyim ve daha iyi olduğumu siz de biliyorsunuz.

The important thing is that you're better. And that you're coming home soon, right?

Önemli olan şimdi daha iyi olman ve yakında eve gelecek olman değil mi?

Yeah, but I'm better.

Evet, ama ben daha iyiyim.

better daha çok

Well, now I think you better listen to me. And you listen and listen good.

Pekala, şimdi beni dinlerseniz iyi olur sanırım. ve çok çok iyi dinleyin.

Much, much better now.

Şimdi çok, çok daha iyi.

I am a much, much better doctor than you.

Ben sizden çok daha iyi bir doktorum da ondan.

better daha iyi yapmak

Well, I think the better question is what are you doing here?

Benim daha iyi bir sorum var. Sen ne yapıyorsun burada?

He's doing much better.

O çok daha iyi yapıyor.

We have nothing better to do.

Yapacak daha iyi bir işimiz yok.

better daha güzel

By the way, I have something better than this, Dad.

Bu arada, daha da güzel bir şey var, baba.

Yeah! It's much better!

Evet, çok daha güzel.

Good, so much the better.

Güzel, böylesi daha iyi.

better geçmek

Maybe this year will be better than the last

Belki bu yıl Geçen yıldan daha iyi olur

Much better than the last one.

Geçen seferkinden çok daha iyi.

Last time it was better.

Geçen defa daha iyiydi bu.

better daha iyi şekilde

But it's better this way.

Ama bu şekilde daha iyi.

It's better this way, all right?

Bu şekilde daha iyi. Tamam mı?

It's better for her this way.

Onun için bu şekilde daha iyiydi.

better iyileşmek

Yes, but you'll get better, right?

Evet ama, iyileşirsin değil mi?

Doctor, I'm getting better, right?

Doktor, iyileşiyorum değil mi?

Hope you're better soon, Nana.

Umarım yakında iyileşirsin Nana.

better kötü de olsa

We'd had better parties, and we'd had worse parties.

Daha iyi partilerimiz de oldu, daha kötü partilerimiz de.