clams

I want to learn real stuff, like why the sky is blue or why tree clams are so delicious.

Gerçekten bir şeyler öğrenmek istiyorum mesela gökyüzü neden mavi ya da ağaç midyeleri neden böyle güzel?

It will help in the meantime, but one or two clams, even a dozen, aren't nearly enough.

Bu süre zarfında yardımcı olacak, fakat bir veya iki midye, hatta bir düzine midye bile yeterli değil.

I heard about an incident last year between the Akashi and Owari clams.

Geçen yıl Akashi ve Owari klanları arasında bir hadise yaşandığını duymuştum.

One million four hundred thousand clams.

Bir milyon dört yüz bin istiridye.

Well, come back soon and, please, bring me some clams.

Sonra tekrar gel ve lütfen biraz istiridye getir.

I feel like a different kind of clam.

Ben de bir tür midye gibi hissediyorum.

Courtney's a terrific girl, and Charlie's happy as a clam.

Courtney harika bir kız ve Charlie bir istiridye gibi mutlu.

She seems happy as a clam, am I right?

Bir istiridye kadar mutlu görünüyor, değil mi?

Well, there's no such thing as a man-eating clam.

Ama insan yiyen midye diye bir şey yok.

Then spaghetti alla carbonara pappardelle with ragu of rabbit and linguini with clams.

Sonra kömürde pişen spagetti tavşan yahnili pappardelle ve istiridyeli linguini.