councilman

Councilman ron jenkins And his aide were found dead in a parking structure This morning.

Meclis Üyesi Ron Jenkins ve yardımcısı bu sabah bir katlı otoparkta ölü bulundu.

Mr. and Mrs. Councilman.

Bay ve Bayan Meclis üyesi.

Denise must know something much bigger about the councilman.

Denise meclis üyesi hakkında daha mühim şeyler biliyor olmalı.

I am councilman Tarrlok, representative from the Northern Water tribe.

Ben Meclis Üyesi Tarrlok. Kuzey Su Kabilesi'nin temsilcisiyim.

Councilman David Aceveda, Federal Agent Olivia Murray.

Meclis üyesi David Aceveda, Federal ajan Olivia Murray.

I discovered an alliance between a city councilman and street gangs.

Meclis üyesi ve sokak çeteleri arasında bir anlaşma olduğunu keşfettim.

He's a city councilman to the fifth Brooklyn district, right?

Beşinci Brooklyn bölgesinin belediye meclis üyesi, değil mi?

Councilman Craig is here with a photographer from the Times.

Times'tan bir fotoğrafçı ile meclis üyesi Craig burada.

Now you think I'm on the councilman's payroll, or is that just a feeling, too?

Şimdi de benim meclis üyesinden maaş aldığımı düşünüyorsundur yoksa o da sadece bir his?

You don't need those lucky socks, councilman.

Şanslı çoraplara ihtiyacın yok. Meclis üyesi.