dry için İngilizce-Türkçe çeviriler:

kuru · kurutmak, kurumuş · sek · kurak · sert · susuz · kurumak · sıkıcı · yavan · kurulamak · kart · kuraklık · diğer çevirileri

dry kuru

Also common because of the dry air, but then you mentioned radiation poisoning thanks.

Bu kuru hava yüzünden yaygın bir şey ama radyasyon zehirlenmesinden bahsettin. Teşekkürler.

It's warm and dry.

Sıcak ve kuru olur.

This Spanish soil is hard and dry.

Bu İspanyol toprağı sert ve kuru.

dry kurutmak, kurumuş

I know it well There's a dry river and an old stone bridge

Orada kurumuş bir nehir ve eski bir taş köprü var.

There's dried blood and skin on this post.

Bu direğin üzerinde kurumuş kan ve deri var.

Tonight's snack is your favourite dried persimmon and rice ball cake.

Bu akşamki meze senin sevdiğin kurutulmuş hurma ve pirinç keki.

dry sek

A dry martini, please.

Bir sek martini lütfen.

A martini, please, dry, two olives.

Bir martini lütfen, sek, iki zeytinli.

It's still not dry enough.

Yine de yeterince sek değil.

dry kurak

We didn't have much, just a dry and difficult land

Fazla bir şeyimiz yoktu, kurak ve zor bir toprak sadece.

Cold water and dry land

Soğuk su ve kurak kara

Sometimes cold and dry, sometimes mild and wet.

Bazen soğuk ve kurak, bazen yumuşak ve yağışlı.

dry sert

Very good, just like wine and very dry too.

Çok güzel, tıpkı şarap gibi, gayet de sert.

Two Martinis, extra dry, Extra olives, extra fast.

İki Martini, ekstra sert, Ekstra zeytin, ekstra hızlı

You know who's like dry, hard Clay?

Kim kuru sert toprak gibi biliyor musun?

dry susuz

I'll just have one dry martini, you can have tomato juice.

Sadece kuru bir martini alacağım, Sen de domates suyunu alırsın.

Really dry. So I drink a lot of water.

Gerçekten çok kuru o yüzden çok su içmeliyim.

And the waters of the world gathered together, and in their midst emerged dry land.

Ve dünyanın suları bir araya toplandı ve tam ortasında kuru toprak ortaya çıktı.

dry kurumak

Usually dries in an hour.

Genelde bir saat içinde kurur.

Does it dry up like a raisin in the sun?

Bu güneşin altında bir kuru üzüm gibi kurur mu?

That cement dries fast.

Bu çimento çabuk kurur.

dry sıkıcı

A dry subject for a young lady, but

Genç bir bayan içi sıkıcı bir konu ama

Dry and boring, I think, you mean.

Sıkıcı ve yavan demek istedin sanırım.

Yeah, um yeah, you know lynchburg, Tennessee, is a dry county?

Evet, evet ama lynchburg, Tennessee, sıkıcı yerlerdir değil mi?

dry yavan

Dry and boring, I think, you mean.

Sıkıcı ve yavan demek istedin sanırım.

Dry toast and water.

Yavan tost ve su.

The story is dry.

Bu yavan bir hikaye.

dry kurulamak

But at least it's dry now.

Ama artık en azından kurular.

See, they are still dry.

Gördün mü, hala kurular.

I'll dry you, I'll wrap you in a blue bathrobe.

Seni ben kurularım, sana mavi bir bornoz giydiririm.

dry kart

I don't have one dry memory card!

Bir tane bile kuru hafıza kartım yok!

A few credit cards, dry-cleaning receipt, and a little cash.

Bir kaç kredi kartı, kuru temizleme fişi biraz da nakit.

dry kuraklık

And dry beans comes from drought-inflicted areas.

Ve kuru tanecikler, kuraklığın olduğu bölgelerde yetişir.