fibs

Why, Mrs. Snow, that's a fib!

Neden Bayan Snow, bu bir uydurma!

Funny story, Rabbi. My goyim parents told a little fib

Komik hikaye, haham. Kafir ebeveynlerim bana küçük bir yal

V-fib, before that tachy, pneumonia, fever nosebleeds.

V-fib, ondan önce taşikardi, zatürre, ateş burun kanaması.

A fibbing lawyer, sounds perfectly normal to me.

Numaracı bir avukat, tam olarak bana normal geliyor.

Take your little fib, for instance.

Küçük yalanını ele alalım, mesela.

And she said you're fibbing!

O da dedi ki sen atıyorsun.

That was a fib about Captain Melbeck, wasn't it?

Captain Melbeck beyaz bir yalandı, değil mi?

In Scotland we call that a fib, captain.

İskoçya'da biz buna beyaz yalan deriz, Yüzbaşı.

Left tib fib.

Sol tib fib.

But the a-fib's back, and her fever's up.

Ama çarpıntı geri döndü ve ateşi yükseldi.