glaciers

Waterfalls, water vapor, clouds, rain, springs, rivers, seas, oceans, glaciers

Şelaleler, su buharı bulutlar, yağmur su kaynakları, ırmaklar denizler, okyanuslar ve buzullar

Tourists, that's all the glacier really means to you, isn't it?

Turistler! Senin için buzulun tek anlamı gerçekten bu öyle mi?

Have you ever seen a glacier?

Bir buzul gördün hiç?

Dad, what is Dr. Chandra saying about the glacier?

Baba, Dr. Chandra buzulla ilgili ne düşünüyor?

And this is the Beardmore Glacier, which Scott and his men somehow traversed on foot.

Bu da Beardmore Buzulu. Scott ve adamları bir şekilde burayı yürüyerek geçmişlerdi.

There's the Hindu Kush, a frozen sea of peaks and glaciers.

Hindu Kuş var, zirveler ve buzullardan oluşan donmuş bir deniz.

Such an enchanting planet crystalline glaciers magnesium vapor atmosphere.

Büyüleyici bir gezegendi kristal buzullar magnezyum buharı atmosfer.

Another friend, Lonnie Thompson, studies glaciers.

Başka bir arkadaşım, Lonnie Thompson, buzulları inceliyor.

That's why we chose the crater, we're on top of an underground glacier.Tons of water.

Krateri de bu yüzden seçtik, bir yeraltı buzulunun üstündeyiz. Tonlarca su desene.

Is it about a glacier?

Bir buzul hakkında mı?