hand squeezed

Do me a favor and squeeze my hand.

Bana bir iyilik yap ve elimi sık.

Squeeze my hand once for yes, twice for no.

Evet için bir, hayır için iki defa elimi sık.

Squeeze my hand and breathe.

Elimi sık ve nefes al.

One second ago, he squeezed his hand.

Bir saniye önce onun elini sıktı.

Now squeeze this hand.

Şimdi de bu elimi sık.

Squeeze my hand, okay?

Elimi sık. Tamam mı?

He called me "dearest" twice, and he squeezed my hand.

Bana iki kez "sevgili" dedi ve elimi sıktı.

Doc, that juice is hand-squeezed by a Tibetan monk and imported daily from Nagchu.

Doktor, o meyve suyu Tibetli bir rahip tarafından sıkıldı ve Nagchu'dan ithal edildi.

Try squeezing your hand, yu-jin!

Elini sıkmaya çalış, Yu-jin!