having

And, listen, there's one more thing there's one more thing I have to tell you.

Ve, dinle, bir şey daha var sana söylemem gereken, bir şey daha var.

Look, there's something I need to tell you, and I should have told you a long time ago.

Bak,.. sana söylemem gereken bir şey var ve bunu sana çok uzun zaman önce söylemeliydim.

Because tomorrow, everyone will have everything... .and everyone will be very happy!

Çünkü yarın, herkes her istediğini yapacak ve herkes çok mutlu olacak!

No, you don't. But you know what you do have?

Hayır, yok ama sende ne var biliyor musun?

Don't worry and keep working. I've come here because I have something important to tell you.

Endişelenme, çalışmaya devam et, buraya geldim; çünkü sana söyleyeceğim önemli bir şey var.

Have you got something for me?

Benim için bir şey var mı?

I don't know if you have a boyfriend or a girlfriend but, if you have some free time

Bir erkek arkadaşın ya da bir kız arkadaşın var bilmiyorum ama, eğer biraz boş vaktin varsa

There's something you have to know, something I have to tell you.

Bilmen gereken bir şey var, sana söylemem gereken bir şey.

But you have to do something for me.

Ama sen de benim için bir şey yapacaksın.

And now you have to do something for me.

Ve şimdi sen de benim için bir şey yapmalısın.