horrible için İngilizce-Türkçe çeviriler:

korkunç · çok · kötü · berbat · iğrenç · felaket · dehşet, dehşetli · feci · rezil · iğrenç olarak · çirkin olarak · diğer çevirileri

horrible korkunç

look really good in here now. actually it looks pretty horrible, but it's better than it was.

Bak şimdi burası çok iyi görünüyor. Aslında oldukça korkunç görünüyor ama eskisinden daha iyi.

This weekend, I did something horrible.

Bu hafta sonu, korkunç bir şey yaptım.

Oh, God, I'm a horrible person.

Oh, Tanrım, Korkunç bir insanım.

horrible çok

look really good in here now. actually it looks pretty horrible, but it's better than it was.

Bak şimdi burası çok iyi görünüyor. Aslında oldukça korkunç görünüyor ama eskisinden daha iyi.

This is a horrible, horrible, story.

Bu çok, çok korkunç bir hikaye.

Lisa. I've been doing some really horrible and selfish things.

Lisa, ben gerçekten çok korkunç ve bencilce şeyler yaptım.

horrible kötü

I think it's a horrible idea, but what else is there to do?

Bence çok kötü bir fikir bu ama başka ne yapabiliriz?

I just made a horrible mistake, didn't I?

Çok kötü bir hata yaptım, değil mi?

But it's not horrible.

Ama çok kötü de değil.

horrible berbat

Please forgive me for saying those horrible, horrible things to you.

Sana söylediğim o korkunç, berbat şeyler için lütfen beni affet.

What a horrible morning!

Ne berbat bir sabah!

That would be a horrible country song.

Bu berbat bir country şarkısı olur.

horrible iğrenç

Donna they like this shirt. This is a horrible shirt. I gave you that shirt.

Donna bu gömleği beğendiler. bu iğrenç bir gömlek. bu gömleği sana ben vermiştim.

I am a horrible person.

Ben iğrenç bir insanım.

And then this horrible day will be over.

Ve sonra da bu iğrenç gün bitecek.

horrible felaket

And I'm a horrible, horrible person.

Ben de felaket mi felaket bir insanım.

This house is horrible.

Bu ev bir felaket.

There's been a horrible disaster, I need you!

Felaket bir şey oldu, yardımına ihtiyacım var.

horrible dehşet, dehşetli

That's a magical, miraculous, horrible, scary thing.

Bu, büyüleyici, mucizevi, dehşet verici, korkunç bir şey.

My friend Margaret Ravenscroft died a horrible death.

Arkadaşım Margaret Ravenscroft dehşet verici şekilde öldü.

to die a horrible and gruesome death,

dehşet verici ve korkunç bir ölümle lanetledi.

horrible feci

No, that is horrible. Really bad.

Hayır, bu çok feci bir şey.

Yeah I know, Horrible right.

Evet biliyorum, Feci değil mi?

Horrible news for all of us.

Bu hepimiz için feci bir haber.

horrible rezil

Everything makes me look horrible!

Her şey beni rezil gösteriyor!

You horrible man!

Seni rezil adam!

Shut up, you horrible cunt!

Kes sesini rezil amcık!

horrible iğrenç olarak

No matter how horrible it is.

Ne kadar iğrenç olursa olsun.

Nothing bonds a family like a dark, horrible secret.

Bağları hiç olmayan bir aile. Karanlık iğrenç bir sır.

horrible çirkin olarak

It was horrible, ugly, man.

Korkunç, çirkin biri oldu.

Mrs. Dabney may be a mean, vicious, cruel, Horrible, nasty old witch,

Bayan Dabney huysuz, ahlaksız, gaddar korkunç, çirkin yaşlı bir cadı olabilir.