invented

This is something that I invented yesterday or the day before.

Bu dün icat ettiğim bir şey. Veya ondan önceki gün.

There's this thing. Alexander Graham Bell invented it.

Şurada Alexander Graham Bell'in icat ettiği bir şey var.

It was invented by a teacher a teacher of children.

Bir öğretmen tarafından icat edildi.. Çocukların bir öğretmeni.

It was invented by Nick and Schmidt, and like them, it's the perfect combination.

Nick ve Schmidt tarafından icat edildi ve çok hoşuma gitti, mükemmel kombinasyon.

Because I invented the goddamn thing.

Çünkü ben lanet bir şey icat ettim.

Don't treat me like a fool who invented a world.

Beni tedavi etmeyin bir aptal gibi kim bir dünya icat etti.

Yes, you invented her, you made her into whatever she is now.

Evet, onu sen yarattın. Şu anda neyse onu sen yaptın.

I hear it was invented by a woman and that it's awesome.

Bir kadın tarafından icat edildiğini duydum ve işte bu harika.

God kept the people happy by giving them football, which is probably his best invention.

Tanrı insanları mutlu etti onlara futbol vererek, muhtemelen en iyi buluşu olan.

Alexander Graham Bell invented it.

Bunu Alexander Graham Bell icat etti.