is's

There is so much that I can do to help you, and there's much that you can do to help us.

Sana yardım edebileceğim bir çok şey var, ve senin de bize yardım edebileceğin bir çok şey var.

It's not that, is it?

Bu değil, değil mi?

But that's not Is it?

Ama bu değil, değil mi?

But it's not, is it?

Ama değil, değil mi?

No, it's not, is it?

Hayır, değil, değil mi?

Okay, I'll give you the good news first, which is not that good, but it's better than the bad.

Tamam önce iyi haberleri vereceğim ama o kadar da iyi değil, ama kötüden daha iyi.

It's not, is it?

Bu o, değil mi?

But that's not it, is it?

Ama durum bu değil, değil mi?

That's not you, is it?

Bu sen değilsin, değil mi?

No, that's not it, is it?

Hayır, böyle değil, değil mi?