juice için İngilizce-Türkçe çeviriler:

su · meyve suyu · et suyu · sıvı · içki · salgı · sebze · öz · diğer çevirileri

juice su

This orange juice tastes terrible. Oh! It tastes horrible! I was trying something new.

Bu portakal suyunun tadı berbat. Korkunç! Sadece yeni bir şeyler denemeye çalışıyordum.

Come on, have some juice.

Gel hadi, biraz meyve suyu iç.

Orange juice, coffee?

Portakal suyu, kahve?

juice meyve suyu

You don't need any juice. But this isn't just any juice.

Size meyve suyu lazım değil ama bu sıradan bir meyve suyu değil.

Go on upstairs and I'll bring you some juice.

Hadi yukarı çık, ben sana meyve suyu getiririm

Perhaps a fruit juice.

Belki bir meyve suyu.

juice et suyu

Um, I could offer you a carton of milk that expired yesterday, Some juice boxes or a bottle of gin.

Zamanı dün geçmiş bir karton süt, kutu meyve suyu ya da bir şişe cin ikram edebilirim.

I'm sorry, I thought you ordered tomato juice.

Özür dilerim, Domates suyu sipariş ettiğinizi sanmıştım.

I'm offering you some juice.

Sana meyve suyu teklif ediyorum.

juice sıvı

Eat hot nose juice, dust.

Sıcak burun sıvısı ye, toz.

Bruce's famous creative juices never been released.

Bruce'un ünlü yaratıcı sıvıları asla serbest kalamazdı.

Gastric juices and glandular secretions.

Mide özsuları ve salgı bezleri sıvıları.

juice içki

Get some rum and pineapple juice.

Biraz içki ve ananas suyu alacağım.

Weed, meth, juice.

Ot, meth, içki.

Waterbed, rum, pineapple juice.

Su yatağı, içki, ananas suyu.

juice salgı

Gastric juices and glandular secretions.

Mide özsuları ve salgı bezleri sıvıları.

juice sebze

Frank, green juice, now!

Frank, yeşil sebze suyu.

juice öz

Extract of white tiger juice.

Beyaz kaplan suyunun özü.