minutes

Wait a minute, you and your brother are working together and nobody told me about that?

Bekle bir dakika sen ve kardeşin beraber çalışıyorsunuz ve kimse bunu bana söylemedi öyle mi?

Wait a minute, wait a minute! He's not that bad.

Durun bir dakika, o kadar da kötü değil.

You look different for a minute and then go back to yourself, right?

Bir dakika için farklı görünüyorsun. Ve sonra tekrar kendine dönüyorsun değil mi?

Wait a minute, there's something wrong here.

Bir dakika, burada yanlış bir şey var.

Hey, hey, hey! Wait a minute!

Hey, hey, hey! bekle bir dakika!

No, wait a minute, wait a minute.

Hayır, dur bir dakika, dur bir dakika.

Give me a minute, I've got to get something for you.

Bana bir dakika ver. Senin için bir şeyim var.

Give me about five minutes, then ask him to come in here, will you? Yes, sir.

Bana beş dakika ver, sonra buraya gelip ona sor, olur mu? peki, Efendim.

'Wait a minute, wait a minute.

'Dur bir dakika, dur bir dakika.

Please just give me a minute, okay?

Lütfen bana bir dakika ver tamam mı?