nonsense için İngilizce-Türkçe çeviriler:

saçmalık · saçma · saçma sapan · saçma şey · anlamsız · batıl · zırva · safsata · diğer çevirileri

nonsense saçmalık

Because it doesn't exist, because that's nonsense, because you're an adult.

Çünkü öyle bir şey yok bu bir saçmalık ve sen yetişkin bir insansın.

Okay, chloe, enough of this nonsense.

Tamam, Chloe, bu kadar saçmalık yeter.

This is nonsense, Jane!

Ama bu saçmalık, Jane!

nonsense saçma

Of course not, Jonathan is a nonsense stick mind games playing.

Tabii ki hayır Jonathan. Saçma bir akıI oyunu oyun oynuyor.

Because it is a nonsense.

Çünkü bu saçma bir şey.

No, it's not nonsense.

Hayır, hiç saçma değil.

nonsense saçma sapan

Then he started talking nonsense.

Sonra da saçma sapan konuşmaya başladı.

Stop yelling nonsense and calm down.

Saçma sapan bağırmayı kes ve sakin ol.

Who is your father? The kid's talking nonsense

Baban kim senin? saçma sapan konuşma!

nonsense saçma şey

I've never seen such a nonsense.

Böyle saçma bir şey görmedim.

Because it is a nonsense.

Çünkü bu saçma bir şey.

Seen a lot of nonsense

Bir sürü saçma şey gördüm

nonsense anlamsız

No, it's just nonsense.

Hayır, bu çok anlamsız.

Stop talking nonsense

Anlamsız konuşmayı kes.

The charge against them is nonsense.

Onlara karşı olan suçlama anlamsız.

nonsense batıl

You think this is just superstitious nonsense, don't you?

Bunun saçma bir batıl inanç olduğunu düşünüyorsun, değil mi?

That's just superstitious nonsense.

Yalnızca batıl bir saçmalık bu.

It's a lot of superstitious nonsense.

Çok fazla batıl inanç saçmalığı var.

nonsense zırva

Who taught you this nonsense?

Kim öğretti bu zırvaları?

It's just nonsense.

Bu sadece zırva.

nonsense safsata

It's left-wing Labourite nonsense.

Solcu İşçi Partisi safsataları.