oceans

I got five bucks and seven kids back there, that have never seen the ocean.

Beş dolar ve arkada daha önce hiç okyanus görmemiş, yedi çocuk var.

Looks like on the other side of those trees there's some sort of underground ocean.

Görünüşe göre şu ağaçların diğer tarafında bir çeşit yer altı okyanusu var.

I don't think there is anything more beautiful and exciting than the ocean.

Okyanus kadar güzel ve heyecan verici bir şey yoktur sanırım.

It is a beautiful ocean today, isn't it?

Okyanus bugün çok güzel, öyle değil mi?

You know what's more beautiful than the ocean?

Okyanustan daha güzel olan ne biliyor musun?

I could practically smell the ocean from the balcony of my Malibu condo, and now I'm stuck here

Ben pratik olarak okyanus kokusu olabilir Balkondan benim Malibu kınamak ve, ve şimdi burada sıkışıp kaldım

Oh, yeah? Oh, a really beautiful place the ocean the sand, sun.

Orası da çok güzel bir yer okyanus var kum ve güneş var.

What a beautiful ocean.

Ne güzel bir okyanus.

It's a very big ocean.

Bu çok büyük bir okyanus.

I suppose the ocean wasn't big enough for him.

Sanırım Okyanus onun için yeterince büyük değildi.