packs

Cup of coffee and a pack of cigarettes, please.

Bir bardak kahve ve bir paket sigara, lütfen.

Or he's a secret agent, and he's got a flying car and a jet pack and stuff.

Ya da gizli bir ajan, ve uçan bir arabası var ve diğer özel eşyaları.

Patrick, a bottle of scotch and a pack of Lucky Strikes to go, please?

Patrick, bir şişe viski ve bir paket Lucky Strikes. Paket olsun, lütfen.

I made breakfast for Jim and the children, and then I I packed Jim's lunch and he left.

Jim ve çocuklar için kahvaltı hazırladım sonra Jim'in öğle yemeğini paketledim ve o gitti.

A pack of cigarettes, some candy, a slice of cheese.

Bir paket sigara, biraz şeker, bir dilim peynir.

He's human. But he's still part of the pack, right?

O insan ama yine de sürünün bir parçası, değil mi?

Give me a pack of cigarettes.

Bana bir paket sigara ver.

Give me a pack of American cigarettes.

Bana bir paket Amerikan sigarası ver.

Go pack your things, leave a note behind and find a healthy woman.

Eşyalarını topla, güzel bir not yaz ve kendine sağlıklı bir kadın bul.

Whoever lived here is long gone, but someone took the time to pack up.

Burada kim yaşamış Uzun gitti, ama birisi aldı zaman kadar paketi.