pleasure için İngilizce-Türkçe çeviriler:

zevkli, zevk · zevk vermek · şeref · mutluluk · keyfi, keyif · memnuniyet · eğlence · haz · memnunluk · diğer çevirileri

pleasure zevkli, zevk

Well Well, it's an honour to meet you, sir, and a pleasure and I just wanna thank you for all your help.

Sizinle tanışmak bir şeref, efendim... .ve bir zevk, ve ben sadece, sadece tüm yardımlarınız için teşekkür etmek istiyorum.

A great pleasure to meet you.

Sizinle tanışmak büyük bir zevk.

It's pleasure doing business with you

Sizinle yapmak büyük zevk.

pleasure zevk vermek

Though I am an old married man, it would give me great pleasure.

Evli, yaşlı bir erkek olsam da bu bana büyük bir zevk verir.

If Mrs. Gilbert wishes to dance, it would give me very great pleasure, I'm sure.

Eğer Bayan Gilbert dans etmek istiyorsa bu bana büyük zevk verir, eminim ki.

And your pictures give me much pleasure.

Ve senin resimlerin bana çok zevk veriyor.

pleasure şeref

Well Well, it's an honour to meet you, sir, and a pleasure and I just wanna thank you for all your help.

Sizinle tanışmak bir şeref, efendim... .ve bir zevk, ve ben sadece, sadece tüm yardımlarınız için teşekkür etmek istiyorum.

Of course. It's my pleasure, Mr. Vice President.

Elbette, Benim için büyük şeref Sayın Başkan Vekili.

Now, what a pleasure.

Bu ne büyük şeref.

pleasure mutluluk

Good afternoon, ladies and gentlemen, it is my pleasure to be here.

İyi günler, bayanlar ve baylar. Burada olmak, büyük bir mutluluk.

It would give me great pleasure.

Bu bana çok büyük bir mutluluk verecek.

Well, what a pleasure!

Pekala, ne büyük mutluluk!

pleasure keyfi, keyif

I'm here for pleasure.

Ben keyif için geldim.

No, for pleasure.

Hayır, keyif için.

This isn't a pleasure trip.

Keyif yolculuğu değil bu.

pleasure memnuniyet

Ladies and gentlemen, representing West Eastman, it is my great pleasure

Bayanlar ve baylar, West Eastman'ı temsilen büyük bir memnuniyetle

Julie, it's been a pleasure.

Julie, benim için bir memnuniyetti.

Folks, it's been a financial pleasure.

Millet, bu bir finansal memnuniyetti.

pleasure eğlence

Because it's not business, but it's not pleasure.

Çünkü için değil fakat eğlence için de değil.

You going there for business, pleasure?

İş için mi eğlence için mi gidiyorsunuz?

What is it, Mr. Price, business or pleasure?

Nedir o, Bay Price, mi, eğlence mi?

pleasure haz

And it's the pleasure

Ve bu büyük bir haz

He gives pleasure first.

O ilk önce haz verir.

And if you do, I guarantee that you will have a beautiful and pleasure-filled union.

Eğer yaparsan garanti veriyorum çok güzel ve haz dolu bir birleşme yaşayacaksınız.

pleasure memnunluk

Dr. Logan. She is Pleasure.

Doktor Logan, bu Memnunluk.