plenty için İngilizce-Türkçe çeviriler:

sürü · çok · bol bol, bol · pek çok · yetecek kadar · bolluk · sayısız · diğer çevirileri

plenty sürü

I've got plenty of friends, lots of lovely women friends, and I still think this marriage is a good idea.

Bir sürü arkadaşım var, bir sürü güzel bayan arkadaş, ve ve hala bu evliliğin iyi bir fikir olduğunu düşünüyorum.

There's plenty of interesting people on this plane.

Bu uçakta da bir sürü değişik insan var.

We got plenty of time now!

Şimdi bir sürü zamanımız var!

plenty çok

Don't worry, there's plenty more where that came from.

Merak etme, geldiği yerde bundan daha çok var.

I have plenty of things to ask you.

Sana sormak istediğim bir çok şey var.

There'll be plenty of people there.

Orada bir çok insan olacak.

plenty bol bol, bol

I promise you, this weekend, there is going to be plenty of Jim and Michelle time, okay?

Ben bu hafta sonu, size söz veriyorum, tamam, Jim ve Michelle bol zaman orada olacak mı?

We got plenty for everybody.

Herkes için bolca var.

Give him plenty of room.

Ona bolca oda verin.

plenty pek çok

You know, there's plenty more fish in the sea.

Biliyorsun, denizde daha pek çok balık var.

He had plenty of good friends.

Pek çok da iyi arkadaşı vardı.

So, okay, I got plenty more.

Peki bende daha çok var.

plenty yetecek kadar

There's plenty for the both of us.

İkimiz için de yeteri kadar var.

Cause there's plenty for everyone!

Çünkü burada, herkese yetecek kadar var!

Soon, there'll be plenty for us all.

Yakında, hepimiz için yeteri kadar olacak.

plenty bolluk

There's plenty for everybody.

Herkes için bolluk var.

Peace and plenty.

Barış ve bolluk.

Besides, I know Fabregars, The old guy has plenty,

Ayrıca, Fabregars'ı bilirim yaşlı adam bolluk içinde.

plenty sayısız

No, that's a bit too much, also because within the next few years plenty of people will graduate.

Hayır, bu biraz fazla olur... .çünkü önümüzdeki birkaç yıl içinde... .çok sayıda kişi mezun olacaktır.

There's plenty of room, it's comfortable.

Çok sayıda oda var. Rahat bir yer.

There are plenty of aliens there.

Orada çok sayıda yaratık var.