popular için İngilizce-Türkçe çeviriler:

popüler · popüler olma · sevilen · meşhur · genel · gözde · halk · herkesçe anlaşılabilir · diğer çevirileri

popular popüler

No, not exactly, but we have a little apartment here that's probably as popular as yours.

Pek değil, ama burada da küçük bir dairemiz var muhtemelen seninki kadar popüler olan.

Maybe you can tell me why I'm so popular around here.

Belki bana neden buralarda bu kadar popüler olduğumu anlatırsın.

That club is very popular.

Bu kulüp çok popüler.

popular popüler olma

Oh, and here's an art movie, "How To Be Very, Very Popular,

Oh, ve burada bir sanat filmi, var "Nasıl Çok, çok popüler olmaya,.

Everyone thinks it's so easy being the popular girl.

Herkes popüler bir kız olmanın çok kolay olduğunu düşünür.

There are other guys and I'm rather popular.

Başka adamlar da var Popüler olmayı tercih ederim.

popular sevilen

Certainly, the most popular, great painter of all time, the most beloved.

Kuşkusuz, en popüler, tüm zamanın en iyi, en sevilen ressamı.

Either "dan humphrey" is an alias or your son is not very popular.

Ya "Dan Humphrey" bir kod adı ya da oğlun pek sevilen biri değil.

But I am not a popular favourite in that house.

Ama ben o evde çok sevilen biri değilim.

popular meşhur

It's a very popular event.

Çok meşhur bir olaydır.

It is a very popular place.

Orası çok meşhur bir yer.

I've never been more popular.

Asla daha meşhur olmamıştım.

popular genel

Red foods are generally accepted and popular.

Kırmızı yiyecekler genelde kabul görür ve çok tutulur.

Oversized bracelets, oversized earrings oversizing of accessories, in general, is very popular now.

Büyük bilezikler, büyük küpeler takıların büyük olması genel olarak çok popüler bu ara.

It's a popular misconception.

Genel bir yanlış yorumlamadır.

popular gözde

Why would a popular fifth-grader like Taffy be interested in a Milhouse like Milhouse?

Neden Taffy gibi gözde bir beşinci sınıf öğrencisi, Milhouse gibi bir Milhouse'a ilgi duyar?

Then tell me, Ambrister, how could it be popular?

Öyleyse söyle, Ambrister, nasıl yeniden gözde olabilir?

But, unlike you, my nickname just made me more popular, Forefinger Sucker.

Ama senin aksine, benim lakabım beni daha gözde yaptı, İşaret Parmağı Emici.

popular halk

Apparently, this road's a popular shortcut for the locals.

Anlaşılan bu yol yerel halk için popüler bir kestirme yolmuş.

And the Judean Popular People's Front.

Ve Musevi Popüler Halkın Cephesi.

popular herkesçe anlaşılabilir

That line 'Everyone's bisexual' it's a very popular thing to say right now.

Ve şu laf; "Herkes biseksüeldir", bunu söylemek şu anda çok popüler.