side için İngilizce-Türkçe çeviriler:

taraf · yanda, yan, yanlı, yanındaki, yandaki · yüz · yan taraf · taraf tutmak · yön · kenar · kısım · hava · takım · ayrıca · bölüm · kıyı · saf · ikincil · ikinci derecede · diğer çevirileri

side taraf

That's the difference between your side and our side and why we're always gonna win.

Senin tarafla bizim taraf arasındaki fark bu ve bu yüzden hep biz kazanacağız.

Let's check the other side!

Diğer tarafı kontrol edelim!

So you're on her side now?

Şimdi de onun tarafında mısın?

side yanda, yan, yanlı, yanındaki, yandaki

Tonight tonight ls gonna be our night And I'll be by your side

Bu gece Bu gece bizim gecemiz olacak ve senin yanında olacağım

Front door, side door, back door.

Ön kapı, yan kapı, arka kapı.

She's on your side.

O da senin yanında.

side yüz

That's the difference between your side and our side and why we're always gonna win.

Senin tarafla bizim taraf arasındaki fark bu ve bu yüzden hep biz kazanacağız.

I've never seen this side of him before.

Onun bu yüzünü daha önce hiç görmemiştim.

No, there's no side.

Hayır, diğer bir yüz yok.

side yan taraf

There's another door at the side.

Yan tarafta başka bir kapı daha var.

You take the side door.

Sen yan tarafı al.

There's a west entrance to the sanctuary and a side entrance on the north side.

Kilisenin bir batı girişi var ve kuzey tarafında da bir yan giriş var.

side taraf tutmak

So what, now you're taking his side?

Ne yani şimdi de onun tarafını tutuyorsun?

I'll take this side. You hold them off.

Ben bu tarafı alırım, sen onları uzakta tut.

My mother always takes your side

Annem her zaman senin tarafını tutuyor.

side yön

Because I never saw this side of you, And I think that it's a beautiful thing.

Bu yönünü daha önce hiç görmemiştim ve bu çok güzel bir şey bence.

I've never seen this side of you before, Nick.

Senin bu yönünü daha önce hiç görmemiştim, Nick.

Christmas has a dark side too.

Noel'in karanlık bir yönü de var.

side kenar

There's a big wall on one side, houses on the other and nothing in the middle.

Bir kenarında büyük bir duvar, diğer tarafta evler var ama ortada hiçbir şey yok.

Put some on this side, too.

Bu kenara da biraz koy.

But on this side, on this edge here, this is all new information.

Ama bu kenarda ve bu kenarda tamamen yeni bilgiler var.

side kısım

East Side Gang.

Doğu Kısmı Çetesi.

We're gonna go and rebuild, side part.

Biz yeniden inşa edeceğiz, yan kısmını.

Known gang affiliations, East SiDe Gangsters.

Bilinen çete bağlantıları, Doğu Kısmı Gangsterleri.

side hava

The other side isn't airtight anymore.

Diğer taraf artık hava geçirmez değil.

Airborne. Lower East Side to Turtle Bay.

Havada, aşağı doğu yakası, Turtle Bay.

At least the weather's been on Mrs Thatcher's side

En azından hava durumu Bayan Thatcher'ın yanındaydı

side takım

Alpha Team, we've got something small and fast, scurrying up the side of the house.

Alfa Takımı, evin yan tarafında koşuşan küçük ve hızlı bir şey var.

It'sI bought a brand-new suit, I bought new shiny red boots,

Pekala. Yeni bir takım elbise aldım. Yeni parlak kırmızı botlar aldım.

It gets worse. The proximal side's completely shattered.

Bu kötüleşiyor. proksimal takımın tamamen paramparça.

side ayrıca

And sir, there is bedroom on this side too.

Ayrıca efendim, bu tarafta da yatak odası var.

And the side effects are severe.

Ayrıca çok ciddi yan etkileri var.

Oh! And zhu li is on our side now.

Ayrıca Zhu Li de artık bizim tarafımızda.

side bölüm

History's darkest chapter has a hidden side.

Tarihin en karanlık bölümünün gizli bir tarafı var.

East side of Orpheus park, I need an ambulance.

Orpheus parkının doğu bölümüne bir ambulans istiyorum.

South Side Chapter.

Güney Yakası bölümü.

side kıyı

By the river, east side.

Nehir kıyısında, doğu yakası.

side saf

In a year, you'll get another chance for the other side, to be a pure spirit.

Bir yıl içinde öbür tarafta saf bir ruh olmak için bir şansın olacak.

side ikincil

Side business means

İkincil demek

side ikinci derecede

Also has second-degree burns on the left side.

Ayrıca sol tarafında ikinci derece yanıklar var.