sip için İngilizce-Türkçe çeviriler:

yudum · bir yudum · yudum yudum içmek · yudumlamak · çekmek · diğer çevirileri

sip yudum

Such a cruel thirst, I see but not sip this water... .I live my dreams in such a cruel reality.

Böyle zalim bir susuzluk, görüyorum ama bu öyle bir yudum değil. Ben de böyle acımasız gerçeklikte rüyalarımı yaşarım.

You want a sip of water?

Bir yudum su ister misin?

Marie, take a sip.

Marie, bir yudum al.

sip bir yudum

Such a cruel thirst, I see but not sip this water... .I live my dreams in such a cruel reality.

Böyle zalim bir susuzluk, görüyorum ama bu öyle bir yudum değil. Ben de böyle acımasız gerçeklikte rüyalarımı yaşarım.

You want a sip, man?

Bir yudum ister misin?

I didn't drink a single sip of water today, or yesterday.

Ne dün ne de bugün bir yudum su bile içmedim.

sip yudum yudum içmek

Just a little sip of naughty water, and we go back to the hotel.

Sadece küçük bir yudum yaramaz su, ve geri dönemeyiz Otel için.

He took a sip, and he became funny.

Bir yudum içmiş ve o da komik olmuş:

Drink only one sip.

Sadece bir yudum .

sip yudumlamak

Yeah, and you probably would've said something about sipping vino.

Evet, siz de büyük ihtimal şarap yudumlamak hakkında bir şey derdiniz.

From the trucks to Little Italy and six hours later you're sipping scotch.

Kamyonlardan Küçük İtalya'ya ve altı saat sonra da viskini yudumlarsın.

Everything nowadays, just sipping tea with Nixon and Mao.

Bugünlerde her şey, Nixon ve Mao'yla çay yudumlamak gibi.

sip çekmek

Yeah, take a sip.

Evet. Çek bir fırt.

Come on, have a sip!

Hadi. Çek bir fırt.

Boss, don't worry. Here, have a sip.

Patron, endişelenmeyin Burada, bir yudum çek