sister için İngilizce-Türkçe çeviriler:

kardeş · kız · kız kardeş · rahibe · abla · hemşire · yenge · kızkardeş · bacı · diğer çevirileri

sister kardeş

If I'd been a better husband, a better father, her mother and her sister might still be alive.

Eğer daha iyi bir koca, daha iyi bir baba olsaydım annesi ve kız kardeşi hâlâ hayatta olabilirdi.

Would you like a little brother or sister?

Bir erkek ya da kız kardeş ister misin?

But my mother is his sister.

Ama benim annem onun kız kardeşi.

sister kız

If I'd been a better husband, a better father, her mother and her sister might still be alive.

Eğer daha iyi bir koca, daha iyi bir baba olsaydım annesi ve kız kardeşi hâlâ hayatta olabilirdi.

What is my sister doing there?

Kız kardeşim orada ne yapıyor?

Are your mother and sister okay?

Annen ve kız kardeşin iyi mi?

sister kız kardeş

If I'd been a better husband, a better father, her mother and her sister might still be alive.

Eğer daha iyi bir koca, daha iyi bir baba olsaydım annesi ve kız kardeşi hâlâ hayatta olabilirdi.

Do you have a brother or a sister?

Erkek kardeşin ya da kız kardeşin var mı?

John, this is my sister.

John, bu kız kardeşim.

sister rahibe

Well, Sister can I ask you a question?

Evet, Rahibe size bir soru sorabilir miyim?

No, sister there's nothing I want

Yok, rahibe istediğim hiç birşey yok

Sister Mary Catherine!

Rahibe Mary Catherine!

sister abla

Like a real big sister, and it's only an hour away, so daddy can come visit whenever he wants to.

Gerçek bir abla gibi. Ve sadece bir saat uzaklıkta, yani babacık istediği zaman gelip ziyaret edebilir.

Sister, come and play with me.

Abla, gel de oyna benimle.

Sister. Sister, wait for me.

Abla, abla, bekle beni.

sister hemşire

Sister, a terrible thing has happened.

Hemşire, çok kötü bir şey oldu.

Sister, there's a sick boy.

Hemşire, hasta bir çocuk var.

Sister, who died?

Hemşire, kim ölmüş?

sister yenge

Sister-in-law, after I'm gone, please take good care of him.

Yenge, ben gittikten sonra Lütfen ona çok iyi bak

Actually, sister-in-law, it's my friend's wedding.

Aslında, yenge, bu benim dostumun düğünü.

Sister-in-law, I am really hungry. Serve the food quickly.

Yenge, ben gerçekten de çok açım, yemeği çabuk hazırlasana.

sister kızkardeş

Her! your! little sister! work!

Onun senin küçük kızkardeş iş!

Where's little sister?

Küçük kızkardeş nerede?

Sister Rose, she's only a child.

Kızkardeş Rose, o yalnızca bir çocuk.

sister bacı

A'salaam alaikum, sister.

Selamün aleyküm, bacı.

All right,queef sisters.

Tamamdır, fortlak bacılar.