survive için İngilizce-Türkçe çeviriler:

kalmak · hayatta kalmak · kurtulmak · sağ kalmak · başarmak · sürdürmek · dayanmak · geriye kalmak · diğer çevirileri

survive kalmak

Sometimes you have to be a different person in a different situation to survive.

Bazen farklı bir durumda, farklı bir insan olmak zorundasın hayatta kalmak için.

Survival." What a noble word for murder.

Hayatta kalmak. Cinayet için ne asil bir kelime.

A situation in which a less evolved species is better equipped to survive than a more evolved creature.

Daha az evrimleşmiş bir tür hayatta kalmak için daha fazla evrimleşmiş bir türden daha iyi donanmıştır.

survive hayatta kalmak

Sometimes you have to be a different person in a different situation to survive.

Bazen farklı bir durumda, farklı bir insan olmak zorundasın hayatta kalmak için.

and you survived?" You have no explanation for that.

ve sen hayatta kaldın?" Bunun bir açıklaması yoktur.

Maybe it's not always a blessing to survive.

Belki hayatta kalmak her zaman bir lütuf değildir.

survive kurtulmak

Apparently Miss Mercer wasn't in the room and Oliver Queen survived.

Görünüşe göre Bayan Mercer odada değildi. Ve Oliver Queen kurtuldu.

Good news is the victim survived.

İyi haber şu ki, kurban kurtulmuş.

But my ship survived, falling through time, crippled but alive.

Ama gemi kurtuldu. Zamanın içinden düştü, kötürüm ama hayatta.

survive sağ kalmak

The woman died but the guy survived.

Kadın öldü ama adam sağ kaldı.

But how have you survived?

İyi ama nasıl sağ kaldın?

Only the strong survive.

Sadece güçlü olan sağ kalacak.

survive başarmak

I think she survived and became human

Bence hayatta kalmayı başardı ve insan oldu.

He survived, but is he really alive, or?

Sağ kalmayı başardı, ama gerçekten canlı mı, yoksa

Piece of silver for every day one survives the battle.

Hayatta kalmayı başardığın her gün için bir gümüş.

survive sürdürmek

Incredibly, the young driver, Lana Lang, survived.

Mucizevî bir şekilde, genç sürücüsü Lana Lang kurtuldu.

Drive And Survive, OK?

Sür ve Kurtul, tamam mı?

survive dayanmak

But an ordinary plant won't survive long.

Ama sıradan bir bitki çok uzun süre dayanmaz.

This government survived a Cylon attack.

Bu hükümet bir Cylon saldırısına dayandı.

survive geriye kalmak

Now we'll get Wanu's soul back and he'll survive.

Artık Wanu'nun ruhunu geri alacağız ve o hayatta kalacak.