suspected

I got a suspect whose last known address is five years old, no cell phone, no family.

Bir şüpheli var olan bilinen son adresi beş yaşında, cep telefonu yok, ailesi yok.

I don't have a theory, but this guy sure looks good as a suspect.

Bir teorim yok ama bu adam iyi bir şüpheli gibi görünüyor.

'Cause right now I don't have a suspect or any evidence against him.

Çünkü şu an ona karşı ne bir kanıt ne de şüpheli var.

Ladies and gentlemen our suspect is not human.

Bayanlar ve Baylar Şüpheli bir insan değil.

Henry Allen Miller, your former patient, is a suspect in another potential armed robbery.

Henry Allen Miller, eski hastan, başka bir silahlı soygun şüphelisi konumunda.

A man named Lee Harvey Oswald was arrested as a suspect then murdered yesterday by a man named Jack Ruby.

Lee Harvey Oswald adında bir adam zanlı olarak yakalandı sonra da dün Jack Ruby adında biri tarafından öldürüldü.

He is not a victim, he is a murder suspect.

O bir kurban değil, o bir cinayet zanlısı.

And the most likely suspect is the person who tried to help him, right?

Ve en muhtemel şüpheli de ona yardım etmeye çalışan kişi, değil mi?

Well, that certainly makes him a suspect, right?

Bu onu kesinlikle bir şüpheli yapar, değil mi?

I repeat, suspect is armed and dangerous.

Tekrar ediyorum, şüpheli silahlı ve tehlikeli.