train için İngilizce-Türkçe çeviriler:

tren · eğitimli · eğitmek · antrenman yapmak · takım · metro · sıra · konvoy · sürü · vagon · öğretmek · kuyruk · talim ettirmek, talim etmek · diğer çevirileri

train tren

Then one day I saw a news story about a train accident and I heard them.

Sonra bir gün bir tren kazası hakkında bir haber gördüm.. ve onları duydum.

Oh no, the last train leaves in five minutes!

Olamaz, son tren beş dakika içinde kalkacak.

The train leaves in an hour.

Tren bir saat sonra kalkıyor.

train eğitimli

She has a lovely voice, and with some training she will sing like an angel.

Güzel bir sesi var ve biraz eğitimle bir melek gibi şarkı söyleyecektir.

Looks like some kinda weird training area.

Garip bir eğitim alanı gibi görünüyor.

It's a gift and training.

Bu yetenek ve eğitim.

train eğitmek

This man is a wizard, or command, or trained soldier, he is not Jesus is a damn gypsy.

Bu adam sihirbaz, komando, veya eğitilmiş bir asker değil, Hz. İsa değil, sadece lanet bir çingene.

A trained monkey could do better.

Eğitilmiş bir maymun daha iyisini yapar.

Julia, you are not trained to fight!

Julia, sen savaşmak için eğitilmiş değil!

train antrenman yapmak

What are you really training for, Michael?

Sahiden ne için antrenman yapıyorsun, Michael?

What are you training for?

Ne için antrenman yapıyorsun?

You're in training, right?

Antrenman yapıyorsun, değil mi?

train takım

So this was a Ranger training team?

Yani bu bir Komando eğitim takımı mı?

Highly trained operative in a bad suit.

Kötü bir takım giymiş eğitimli bir ajan.

Just like his old teammate, "Freight Train" Tommy Zane.

Tıpkı eski takım arkadaşı gibi. İsabetçi Tommy Zane

train metro

Mr. Shaw, a few hours ago, Lester stepped in front of a subway train.

Bay Shaw birkaç saat önce Lester bir metro treninin önüne atladı.

Where is this train?

Nerede kaldı bu metro?

Now, where's the train?

Şimdi, metro treni nerede?

train sıra

And this never happened during training?

Eğitim sırasında hiç olmadı mı?

This is merely a routine training exercise.

Bu sadece sıradan bir eğitim uygulaması.

It's probably a routine military training.

Belki bu sıradan bir askeri eğitimdir.

train konvoy

E Troop and train reporting, sir.

E Bölüğü ve konvoy raporu, efendim.

A great wagon train destroyed.

Büyük bir konvoy yok edildi.

Rimadan military trains are moving north.

Rimada askeri konvoyu kuzeye hareket ediyor.

train sürü

I mean, there's still tons more training and there's a temple, but

Yani, daha bir sürü eğitim ve tapınak olayı var, ama

I had a lot of SWAT training, all right?

Bir sürü SWAT eğitimi aldım, tamam mı?

North Pole, Santa Claus, this train it's all a bunch of humbug.

Kuzey Kutbu. Noel Baba, bu tren hepsi bir sürü saçmalık.

train vagon

That train is carrying eight of them.

Bu tren o vagonlardan sekiz tane taşıyor.

I see cauldrons And books and a train car.

Kazanlar, kitaplar ve bir tren vagonu var.

This train will go past Himeji, and head for Shin-Kobe.

Bu tren Himeji'den geçecek ve Shin-Kobe için bas vagon olacak.

train öğretmek

It's another training program designed to teach you one thing:

Sana bir tek şey öğretmek için tasarlanmış başka bir eğitim programı.

train kuyruk

Yes, I think a small train.

Evet, bence küçük bir kuyruk.

train talim ettirmek, talim etmek

Two years of training, and the fear, the uncontrollable fear

İki yıllık talim ve korku kontrol edilemeyen korku